12 Nisan 2010 Pazartesi

bana adres sorarsanız ağlayabilirim!

adres sorulunca bildiği halde sırf adiliğine tarif etmeyen insanlar var. hadi üşengeçlikten tarif etmezsin ona eyvallah derim. ama sırf, lan dur tarif etmeyim de arasın dursun it diye geçiriyo içinden. valla var böyle insanlar. bi de bildiği halde tarif etmesi çok zor olduğu için tarif etmeyen insanlar var. hah işte ben onlardanım. çünkü adam bana gideceği yeri öyle bi noktadan soruyor ki, bi tarif etmeye kalksam rezil olacam biliyorum. anlatamam ki abicim. yani beni bırak ordan, o sorduğu yere gayet güzel yürür giderim ama anlatarak tutturamam koordinatları. hemen bende buraların yabancısıyımgillerden oluveririm. bende buralı değilimcigillerden de oluveririm.

bi de adres soran insanların hepsinde hafif bi şerefsizlik var bence. çünkü bazen hakkaten bilmediğim bi yeri soruyo. diyorum ki; kardeşim bilmiyorum. o an varya, onun o bakışını görmelisiniz. peki iyi günler diyo ama o bakış varya o bakış. hadi lan, ne biçimde biliyosun şerefsiz adi pislik seni. sırf üşendiğinden söylemiyosun. hergün gittiğin yer, adiliğine söylemiyosun bana bakışı var gözlerinde.

tuhaftır, ben çok nadir şekilde hakkaten ben de buraların yabancısıyım oluyorum. bi kere böyle çok hafif yağmurlu temiz bi hava vardı.lan biraz bisiklet süreyim dedim. merkezden uzaklaştım baya böyle. artık yol kenarlarında çiftliklerin, tarlaların filan olduğu bi yerlere geldim ama ufaktanda bi yerleşim alanı gibi. oksijen oranı da yüksekti baya. bisikletle gidiyorum, adamın teki yanaştı arabayla. sağ camı açtı. elinde bi kargo var. adresi söyledi bana. biliyomusunuz dedi. valla bende buraların yabancısıyım dedim. bi araba ve bisiklet yanyana gidiyo tabi bu olurken. bu yetmiyo gibi inansın diye de, valla bisiklet dolaşmaya çıkmıştım ben, o yüzden geldim buralara dedim. adam da yaa öyle mi? dedi. hani şey gibisinden. biz böyle günlük hayatın koşuşturmacasına dalıp, doğayı unutmuşuz ama sen muhteşemsin. doğayla iç içe ne güzel bisiklet sürüyosun tonunda dedi. sonra gitti.

8 yıl yaşadığım bi evin biraz arka tarafında bi hastane vardı. üşenmedim ben o 8 yılın ortalamasını hesapladım. günde tam 6 kişi bana o hastaneyi sormuş. bence bunun karşılığında sağlık bakanlığı en azından benim sağlık karnemin süresini 6 aylığına uzatmalı :D yani sonuçta 17520 kez bu hastaneye nasıl gideceklerini tarif etmişim ben insanlara. kimbilir ne hayatlar kurtardım, kimbilir ne insanlar iyileştirdim. 6 ay sağlık karnesinin süresini uzatmak ne ki bunun yanında.

4 yorum:

Ayşegül dedi ki...

1 tl ucuzmuş..
geçen gün kordonda yürürken bi adam yakasına "Adres sormak 5tl" yazan bi postit yapıştırmıştı..

stickman dedi ki...

heheee :D adama bak ya, seyyar gprs hizmeti veriyo he :)

Üfürükten Prenses dedi ki...

http://ufuruktenprenses.blogspot.com/2010/03/adres-sorma-trajedisi.html

kesinlikle okumalısın :)

stickman dedi ki...

anaaa evet ya. okumuştum ben o yazıyı bak hatırladım şimdi. bi daha okucam :)