15 Eylül 2007 Cumartesi

Şebnem, kitap, ben,reenkarnasyon ve 1 YTL

Bugün msnde Şebnemle konuşurken ani bir kararla kitap almaya karar verdik. Daha doğrusu Şebo karar vermiş uygulamaya geçirdik. O nasıl olsa geç gelir diye ben sallana sallana gittim, gölge diye arasokakları tercih ettim ve yolu da uzattım. Ara sokakların birinden buluşacağımız yer gözüküyor. Ordan geçerken baktım yok. Lan gidiyim bari şu uykusuz'un birinci sayısı varsa alıyım büfeden. Unutmuştum ilk sayıyı almayı. Varmış gerçi o konuya sonra değincem. Aldım dergimi sallana sallana gidiyorum. Şebo yok ortalarda. Kendi kendime dedim ulan bi de sallana sallana gelmesem kimbilir ne kadar beklerdim. Onun eski okulu ve benim eski okulum karşı karşıya. Şebo gelene kadar oturuyum şu eski okulumun kenarına hem dergiyi okurum biraz hemde eski günleri hatırlar duygulanırım demeye kalmadı tam karşıya geçerken bi baktım, şebo çok özlemiş olcak ki girmiş okulunun bahçesine orda bekliyo beni. 15 dk beklemiş, ağzımı burnumu dağıtcaktı. Dergimi kaptı elimden, karıştırdı. 4'e katladı. Kenarlarını ısırdı.

Reenkarnasyona taktı bu aralar. Hem inanmıyorum, olamaz böyle birşey diyo, hemde aç karnına deli gibi dolaşa dolaşa bununla ilgili kitap arıyor. Zaferde bir kitapçıya baktıktan sonra şehrimizin kitap merkezi rampalı çarşıya gitmeye karar verdik. Şebo hayatında sadece bir kere(çalıntı test kitabı satmaya) gittiği için yolu unutmuştu. :) Alakasız yerlere yürüyordu. Düş önüme dedim. Gittik rampalı çarşıya. (bu rampalı çarşı öyle bir çarşı ki, hiç merdiven veya asansör kullanmadan, yolda yürür gibi en alt kattan en üst kata çıkabilirsiniz.)

Stella Molinas Trevez ablamız sağolsun başından geçen ilginç ve gerçek olayları yazmış. Şebnem inanmasa bile merakla bir çırpıda okuyuveriyor kitapları. Daha önce "Ben 50 yaşımdayım, oğlum 59" kitabını ikinci kitap olmasına rağmen dayanamamış okuyuvermiş. Bugün "Ben 44 yaşındayım, oğlum 53" isimli ilk kitabı aradık. Şimdi iyi güzelde, o ana kadar şebo kitabın ismini bile hatırlayamadı. Yazarını sordum o zaten zor onu da bilmiyor. Ben bi aralar sitesine bakmıştım ordan aklımda kaldı kitabın adı, üç aşşağı beş yukarı salladım Şebonunda hatırlamasıyla birlikte kitabın adını tam olarak belirlemiş olduk.

Gel gör ki bu kitabın adını kitapcıya öyle patadadan söylemek zor, zaten herkes önce gülerek karşılıyor. Anlamalarına yardımcı olması için reenkarnasyonla ilgili bu kitabı aradığımızı vurguluyorum

-merhaba, hoşgeldiniz buyrun...
-merhaba, hoşbulduk...biz reenkarnasyonla ilgili bir kitap arıyoruz. İsmi, Ben 44 yaşımdayım oğlum 53
-hımm olması lazım ama bi dk...(1 dakika geçer) Mehmeeet abiiiii, ben 44 yaşımdayım babam 53 varmı abi?(kopulur"gülünür") mehmet abi? mehmet abi?
-yokmu hocam?
-lütfen arkadaşlar burası ciddi bir müessese

başka bir kitapçıya geçilir, aynı şeyler söylenir.

-valla arkadaşım o kitap var iyi hatırlıyorum var olmasına var da, nerde? nere koyduk yavv cemil nere koyduk bu kitabı? ya kitapları taşıyoduk biliyon mu, şuralarda bi yerlerde olması lazım, şuralara bi bakalım

bir müddet hep beraber kitabı aradık ve bulamadık ve benim süper fikrim devreye girdi.

-hocam sen bu kitabı arayadur, ben sana e-mail adresimi vereyim bulunca mail atarsın bana gelip alırım.
-yok öyle yapmayalımda, ben garanti bulurum onu sen iki gün sonra kesin gel ama iftardan sonra gel, al. (adam herkese iftardan sonra gelmesini söylüyodu)

bir kaç kitapçı daha gezdik kiminin deposunda var, yok salı getiririm yok bilmem ne filan derken bir kitapçıda bulduk. Evet vardı o kitap, artık alıp okuyabilirdik.

fiyatı ne kadar?
-ııı bilmiyorum, ne kadardı?
valla bizim baktığımız yerlerde 4-5 filan demişlerdi. (Hakkaten doğru, o kitabın olduğu ama bulunamayan dükkanda 4 demişlerdi, başka bir yerde 12 den 10 a inmişlerdi.)
-tamam 5 olsun o zaman.


şebo tutturmaz mı,
-4 olsun ama 4 yapın alalım.
(adam bilgisayardan fiyatına baktı)
-yok kusura bakmayın yapamam, zaten 12 den satılıyormuş 10 a verirdim zaten eksik söylemişim.
bozuk olsa yanımda çıkarıp vercem, bozuk yok.
Şebnem neden yaptı anlamıyorum ama ısrar etmeye devam ediyor 4 olsun diye, adam mümkün değil dedi. Ben, alsana diyorum, kaş göz filan yapıyorum, şebo da bana yapıyo. Şebnem vazgeçti, bıraktı kitabı, almadı.Ben şok bir şekilde takip ettim onu.

-niye almadın ya?
-ya buluruz 4'e bakalım biraz
-bulamazsak ben gelip isteyemem bu adamdan kitap filan kendin alırsın ha!...
-tamam be, kess

4-5 yere daha baktıktan sonra kitap filan bulamadık tabi. Tükürdüğümüzü yalamanın vakti gelmişti. Ben gitmem desemde, gönlüm elvermedi şeboyu yanlız bırakmaya. Sırıtkan bir ifadeyle girdik.

-biz alcaz o kitabı...
-peki, beni az önce sattınız 1 lira için ama durun getiriyim kitabı (adam haklı)
adam gitti, ben takip ediyorum uzaktan, bana e-mail at dediğim adamın dükkanına girdi ordan getirdi kitabı. Nasıl oluyorsa başka dükkandaki adam başka dükkandaki kitabın yerini biliyor. 4'e alma şansımızda varmış hani, orda bulunsaydı o kitap 4'e alcaktık. 1 ytl için amma konuştum ha...
adam dükkanın kartını verdi şeboya, bende istedim.
-bende bi tane alabilir miyim?
tabi buyrun, ben kardeş sandım sizi ondan bi tane verdim, eee tasarruflu olmak lazım dimi?...

tasarruflu olmak lazım derken çaktırmadan 1 ytl olayınada lafını sokuşturuyor abi, fena bozulmuş. Bi de bizi niye kardeş sanıyosun ya, çok mu sevimli gözüküyoruz. Yoksa siyahları çektiğimiz için mi öyle görünüyoruz. Niye sevgiliyiz filan sanmıyosun. Bizi beğenmiyor musun?
zira şöyle de olabilirdi;
size sevgili olduğunuz için bir kart veriyorum, iki pipet.
yada;
alın bu kartı ikiye bölün ömür boyu saklayın... gibi...
yada işin aslını açık açık söyle kardeşim, 1 ytl vermediğiniz için size bir kart veriyorum de.
Bu 1 ytl olayına taktı herif. Bi daha ordan kitap alırsam 1 ytl fazladan verecem.
Şebo sen, ne alırsan 1 ytl cilerden de hiç bişey alamıyosundur. Sıfır lira olsun diyosundur demi :p
o kitapları okuduktan sonra benim okumama da izin verirsin demi , bende okucam :)


11 yorum:

Adsız dedi ki...

ehuehhee olayı bizzat yaşamış olmama rağmen koptum okurken yhaa=)) biraz abartmışsın bazı noktaları gözümden kaçtı sanma ama nese artk oruçlu olmana veriorum:p
walla ahm@cim werrm tabi okudktn sonra ama öncelikli olanlar var kusura baqma:C:C

stickman dedi ki...

bende yazarken zor yazdım gülmekten hatta bir ara bırakmayı düşündüm. Artık beklicez napalım ama elinde sonunda ele geçircem o kitapları kaçış yok.

Başak Ölmez dedi ki...

Stickman Doğum günün kutlu olsun arkadaşımmmmmm :)
seni tanıdığım için mutluyum hakkaten Allah uzun sağlıklı ömürler versin..

stickman dedi ki...

teşekkürler Başak, üye olduğum sitelerden gelen otomatik doğum günü kutlama mailleri dışında şu ana kadar ilk kutlayan sensin :) saol

Başak Ölmez dedi ki...

canım benin ne demek :) iyiki doğmuşsun kaç oldun len .?

stickman dedi ki...

21 bitti 22'ye girdim :(

inehk dedi ki...

okudunuz mu kitabı güzel miymiş bari?

okuyim mi?bişe öörenir miyim?

okusam mı? bak sen bi "he" de..okucam!

ama hangisi okiyim abi önce. .:D

(iyiki doğdun iyi insan.. :)

stickman dedi ki...

önce bu "Ben 44 yaşındayım, oğlum 53"
sonra bu "Ben 50 yaşımdayım, oğlum 59"

ben okumadım, şebo vermedi kitabı :) ama söylediğine göre güzel. bu konulara meraklıysan okuyabilirsin.

teşekkürler ama niye iyki doğmuşum ki, doğmasamda pek bişi değişmezdi yani, yine herşey aynı olurdu :p

inehk dedi ki...

ewt yine kalabalık..olsun ama iyi ki "sen" doğmuşsun..belki bi kro doğabilirdi..doğar büyür siprisiwri burun ayakkabı giyerdi..sonra ben otobüse binerdim akbil basardım we indirimli olduğu için sewinirdim..sonra gayet masum arkalara doğru ilerlerken..paaaat..(yere yapışma sesim) siwriburuna takılıp düşebilir..we düşerken masum bi kızçocğunu yaralayabilirdim..ohh tanrım!masum kız çocuğun annesinin bana yapabileceklerini düşünebiliyorum bile..

(ya kro diyince ben üzülüyorum şimdi..kro derken işi gücü kızlar ceptefonunun kamerasıyla yoldaki karıkızın resmini çeken aptalaptal sırıtanlardan bahsediorum..masul türk gençliğinden değil..)

stickman dedi ki...

yazık sana ya. uzun kro ayakkabılarına basıp düştün demek. valla üzüldüm, geçmiş olsun. hayır, normal düşsen neyse :) sivri burun ayakkabıyı üreten insanı burdan kınıyorum, nasıl bi fantazidir abi o :)

inehk dedi ki...

yok düşmedim..tamamen bi hayaldi o..tanrım!o ayakkabıları gördüğümde korkma inehk!korkmaa diorum..hele otobüste bacak bacak üstüne atmıolar mı..resmen tehdit edio ya..