10 Aralık 2008 Çarşamba

misafir çakışması

efenim şimdi bayramda olduğumuzdan o kadar çok kişi gelip gidiyor ki, kapıyı açık bıraksak daha kolay olur. o derece bi yoğunluk bi trafik evin içi. şimdi tabi ben insanları sınıflandırmayı pek sevmem ama belirli insan profilleri var. kültür çeşitleri ve ekonomik parametrelere bağlı olarak çeşitli insan ve aile tipleri mevcut. böyle bi gerçek var, bunu inkar edemeyiz. hepimizin bu sınıflandırmalarda belirli yerleri var. şimdi yanlış anlaşılmak istemem, kimseyi kendi olduğu için yargıladığım yok. hem ben yargılasam nolur deeemi ama :) (ulan yanlış anlaşılmaktan amma korkar olmuşum :p ) benim değineceğim işin başka bi yönü. efenim bizdeki sülale çok az kişide vardır herhalde. hem baba tarafı, hem ana tarafı maşşallah diyim, oldukça kalabalık ve bir o kadarda karmaşık. iki taraftanda çeşit çeşit insan var. farklı düşüncelerde, farklı kafa yapılarında, farklı sosyo ekonomik ve kültürel düzeylerde. (aboov sosyo ekonomik filan diyom lan ben :p )

şimdi öyle anlar oluyor ki, çok farklı aileler, farklı arkadaşlar, arkadaşlar ve akrabalar aynı anda bizim göt kadar salonda buluşabiliyor. bir Türkiye tablosu oluşuyor tabi evin içinde. Yanlış anlaşılmasın, çakışma dedim ama bu insanların birbirleriyle hiç bi dertleri yok. Birbirlerinin tavuklarına kışt demeyi bi taraf bırak, yem bile atarlar. öyle iyi insanlarki canlarım benim :p ama şu ilk paragrafta saydığım durumlar ve birbirlerini tanımamalarının vermiş olduğu etkiyle ortam hakkaten tuhaf bi havaya bürünüyor. donuk bakışlar ve garip gülümsemeler oluşuyor.

örneğin bi iş arkadaşınız size gelmişken, babanızın 9. göbekten bi akrabasıda aynı anda orada bulunabilir. bunun gibi bi sürü örnek vardır tabi. o an ortamda ilginç bi hava oluşur, garip gülümsemeler, baş sallamalar vardır. iyi bayramlar havalarda uçuşur mesela. eğilmezseniz kafanıza gelebilir. böyle bi ortamda konuşulacak konu bellidir zaten.
-hava da soğudu.
ilk gün iyiydi ama soğudu.
başka biri: cenabı allahım ilk gün iznimizi verdi, pek güzeldi hava.

ve bunlar gibi bi ton cümle işte :) yine bu cümleleri duymak iyidir. bazen öyle bi sessizlik olur ki. 30 kişi bir arada ama çıt yok. bu sessizliklerin 15-20 saniye bile sürdüğü gözlemlenmiştir. 15-20 saniye belki şimdi kısa gibi gelebilir ama o durumda geçmek bilmez. bu durumlarda eğer ortamda bi bebek filan varsa o iyi bi malzemedir. ondan faydalanmak gerekir. bebeğin her ayrıntısı, sağlık durumu, gelecek planları durumu kurtarmaya yetebilir ve yine iyi bayramlar havada uçuşarak bu kaos kimse zarar görmeden son bulur.

mesela şöyle durumlarda vardır. bi akrabaya gidersiniz. o akrabanızın arkadaşı olan tanımadığınız birileride ordadır. orda kısa etek giymiş bi bayan varsa, hatta kısa etekde değil ya böyle normal bi etek, diz boyunda. eğer tanınmayan birileri gelmişse hemen battaniye örterler o kadının bacağına :D bi kere gittiğimiz bi yerde bi kadına örtmüşlerdi, ordan biliyorum. Benim o zaman yaşım küçük olduğu halde bu durumdan rahatsız olmuştum. Karşıdaki insana direkt sapık demekten hiç bi farkı yok. sokayım senin bacaklarına. bi boka benzeseler bari. biz de oraya sadece senin bacaklarına bakmak için gelmiştik zaten. tüh niye örttün ki. halbuki ailecek tecavüz edecektik biz sana. çok üzgünüz.

14 yorum:

chocolate's lover dedi ki...

Bu yüzden bayramları hiç sevmem.Ben herkesle ayrı ayrı görüşmek istiyorum belki...

Üfürükten Prenses dedi ki...

off ne güldüm ya,son paragrafa :D

gerçekten o bacakları aile dışında ve tanıdıklar dışındakilerine göstermek yasaktır,ama alt komşunun oğlu görebilir..

cidden enteresan hassasiyetlerimiz var.. yahu örtecektin madem bacaklarını niye giydin o eteği?

taluyka dedi ki...

heheh ilk kez duydum bu bacak örtme işini ilginçmiş yahu:))

::puck-robin:: dedi ki...

alemsin ya tespitlere bak:)
ya o değil de beni bayramda gelenin çocukları kasar,şekerleri avuçlar kağıtlarını yere atarlar,yapış yapış ellerini her yere sürerler,köpeğimi kıl eder sonra kaçıp analarının yanına kaçarlar anaları al şu iti der gibi bakar alla alla it yatıyo senin danan durmuyo der gibi bakarsın sen de sonra annen hadi çay veya kahve koy der gibi bakar sen de pöf diye bakarsın,köpeğim şunlar gitse de rahat rahat kemiğimi kemirsem diye bakar böyle sürüp gider.

stickman dedi ki...

dimi chocolate's lover. aslında kiminle ne zaman görüşüleceğini belirleyen bi çizelge hazırlansa bayramdan önce, ona göre görüşülse güzel olur.

bırak örtsün üfürükten prenses, bırak örtsün. onun o dandik bacaklarına kalmadık çok şükür. hatta örtmesi bence iyi oldu, fiziksel ve zihinsel gelişimimi olumsuz yönde etkileyebilirdi.

yaa, işte böyle hayatın acı gerçekleriyle yaşıyoruz taluyka.

köpeğinin cinsi ne puck. senin yerinde olsam pitbull alırdım. bak bakalım yanaşabiliyolar mı o zaman.

::puck-robin:: dedi ki...

köpeğim ingiliz cocker ama kudurgan ve saldırgan bir cocker :D onu hayat bu hale getirdi:)

Zeugma dedi ki...

Hep de sana rastlıyor yaw stickman bu sahneler..Öldüm gülerken en son cümlelere :))
Battaniye getirilirken senin ifadeni görmek isterdim..Ya..bi kere de konuş,yüzlerine söyle..Korkma bişi olmaz.Doğruyu söylediğini herkes bilir..
Bayramları sevmez oldum..Atlayıp turistik bi yerlerde kafayı dinleyip geleceksin.Bu çağa göre değil onca yorgunluk..Gereksiz :(

Zulapha Kaphali Iku dedi ki...

ahahahahhaha super bi yazi yine :) cok seviyorum ben senin blogunu okumayi :)

stickman dedi ki...

netten baktım köpeğinin fotolarına puck, çok masum bakışları var ama hafiften bi psikoluk var gibi, bi de dediğin gibi hayatdan darbe aldıysa, allah yardımcısı olsun :p

o zaman küçüktüm Zeugma yaff :( ne diyebilirdim ki. hem artık bi kaç kişi hariç kimseye gitmiyorum ben. sevmiyorum bu olayları. şurda da sert bi üslûp kullanarak anlatmıştım :) şöyle çevreden uzaklaşmak için gidecek bi yer olsa, imkan olsa bi dk durmam. böyle kimsenin bilmediği bi yerde ufak bi evin olcak, doğanın içinde, kimse olmayacak gidip orada nefes alıcaksın. ohh miss ama nerdeee :( zor işler bunları yapmak.

teşekkürler Iku :)

jade dedi ki...

bi kere bizzat kız istemede bulunmuştum, harbiden herkes birbirine nasılsınız dedi, çok ilginç bir nasılsınız kombinasyonu yaşandı.Bir ara yüz yaşında bi teyze bana dönüp siz nasılsınız derken yüzümde yavşak bi gülümsemeyle iyiyim dedim.sonra ya siz diye eklemedim. nasılsınız tarfiği çok pis sıkıştı. Az kala alamıyoduk kızı:)

Nasılsınız ?
iyiyiz efendim,ya siz?

Zeugma dedi ki...

Okudum bahsettiğin yazıyı ya..
Hiç de haksız değilsin.Doğru söze ne denir?
Ciddiyim Stickman :(
Bir ezberciliktir,gereksizliktir,yorgunluktur,mürailiktir gidiyor işte :((

Tuana dedi ki...

Bacak örtme mevzusunu ilk kez duydum hayli ilginç bir olay olsa gerek.

Jahrein dedi ki...

ııı sokayım bacaklarına demiş sapık herif!

::puck-robin:: dedi ki...

ya bu arada senin şu notlarına bayılıyorum stickman söylemeden edemiciğimm :D