18 Eylül 2009 Cuma

Alkışlar Sofoklis ve hakemlere

maçı kazanmış olsak bile yazardım bunu. dünya basketbol tarihindeki en saçma kararı verdi hakemler. o konuya hiç girmiyorum bile. şimdi beni çileden çıkaran asıl olay şu :) bakın birinci fotoğrafta Ersan, Sofoklis'e giden topu ileri doğru çeliyor. Pası almak için hareketlenmiş olan Sofoklis bu durum karşısında Ersan'ın arkasında kalıyor.
Ersan'ın çeldiği top sekiyor ve Sofoklis'den biraz daha uzaklaşıyor.
tabi top ondan uzaklaşırken bizim oyunculara daha çok yaklaşıyor.
şimdi buraya iyi bakın. bizim takımın nerdeyse tamamı kısa ve o dev cüssesiyle baby shaq lakaplı Sofoklis koşuyor ve topu alıyor :) 5 kısanın arasından Sofoklis geliyor ve hemde yerden, fotoğrafta top havada ama o gelene kadar yere iyice yaklaşıyor, yerden topu alıyor. o cüssede bi oyuncunun yerden top alması... hemde bizim 5 oyuncumuz topa ondan daha yakınken. sonrasında hakemlerin akıl almaz kararı ve yediğimiz üçlük maçın kilit noktası zaten. burdan Sofoklis'i alkışlıyorum, o inanılmaz kararı veren hakemlerinde pipileri düşsün inş. diyorum :D

hee unuttum bak; hidayet'in topu aldıktan sonra 50 saat beklemesine bi anlam verebileniz var mı? topu aldığını mı anca algılıyo ne? o kadar saat bekledikten sonra bi nane yapsa neyse dicem :D

4 yorum:

goxcel dedi ki...

Adamların pip.lerini niye düşürttürüon :D yazık yav.Bende çıldırdım sanki milli takım değilde tecrübesiz bir takımdı resmen.Hidayet hadi hata yapıyor tamam ama son atışı niye 3lük deniyorsunuz sanki çok yüksek ya atış yüzdeniz onu da geçtim bari pota altında birileri olsa bizden o da yok.Uzatma olcağına Yunanistan'a armağan ettiler maçı ki Yunanistan'da yenilmek için çok çaba sarfetmesine rağmen.

Amélie Poulain dedi ki...

Çok fazla top kaybı vardı ama senin de şekil zerinde gösterdiğin tam bir trajediydi. Hadi belki Ersan o sırada topu alamadı, çünkü tam çelerken Sofoklis onu engellemiş olabilir. Ama nasıl oluyor da o dördü moronlar gibi bakıyor? Hem de öyle bir pozisyonda. İşin aslı orada Ender ve Ömer arkadan gelenler topu alsın, biz de hemen gidip hızlı hücum yapalım dediler. O yüzden arkalarını döndüler. Arkadakiler de top öne doğru gidiyor diye onlara bıraktılar. Ve sonuç olarak 5 kişi ağzı açık ayran budalası gibi bakarken Sofoklis topu aldı. Ama ne düşündülerse düşündüler, şu son anlarda yapılan bu top kaybı bizim için baya kötü oldu.

Hakemler ayrı bir olaydı zaten. Sofoklis defalarca yürüdü (sanırım 3 hatta) ama birini bile vermediler be e insaf yahu! Hayvan gibi adam, ufak tefek de değil ki göremediler diyeyim. Basketboldan doğru dürüst anlamayan ben bile bunu farkettim en nihayetinde. 4 saniye kararı da tamamen saçmalıktı. Nasıl bir zihniyetle, nasıl bir hayalgücüyle öyle bir kanıya vardığını anlayamıyorum, ne yağmaya çalıştığını da.


Sonra Ömer Aşık'ın kaçırdığı serbest atışlar (ama bu yüzden ona fazla kızamıyorum), Semih'in saçma sapan hataları, alınamayan ribaundlar, onların bize Ömer haricinde serbest atış hakkı tanımamasına rağmen bizim onlara serbest atışlar sayesinde bir sürü sayı hediye etmemiz ve elbette ki Hidayet de dahil olmak üzere şutlarımızdaki başarısızlık... Eskiden hücum takımıydık. Savunma, blok filan hiç beceremezdik. Şimdiyse tam bir savunma takımı olduk ama hücum yapamıyoruz. Hem yavaşız, hem de şut atamıyoruz. Daha doğrusu isabetli şut atamıyoruz. Hücmumuzu düzgün yaptığımız zaman, şutlarımızı adam gibi attığımız zaman da zaten rakibe yapacak pek bir şey kalmıyor...

Neyse benim daha söyleyecek şeylerim bitmedi ama çok abarttım bu yorum olayını. O yüzden bitirsem iyi olacak.

stickman dedi ki...

pipileri düşsün diye az demişim goxcel, başka şeyleride düşer inş. belki maçı kazanırdık o pozisyon o hale gelmese. yunanistanı yendiğimizi göremeyecem sanırım, bi şekilde sürekli ters geliyolar bize.

valla ben Ömer'in o şekilde sebest atış kullanmasına kızıyorum Amélie. bi kere en zor şut şeklini seçmiş faul kullanırken. onun gücünde bi oyuncunun o atış şekliyle topun hızını ayarlaması çok zor. daha kolay bi atış şekli seçmeliydi. bi de uzunların anlam veremediğim bi davranışı sanki boyları yetmiyo, pozisyonları smaçla bitirmek yerine normal atış yapıyolar yada potalı atış yapıyolar. bu durumda da ya faul oluyo ya blok. smaçla bitirip basket faul yaptırmayı beceremiyolar. onların uzunları bunları yaptı + faulleride attı. hidayet hakkındaki düşüncelerim çok karışık. bence oynayamıyo değil, bilerek oynamıyo. ciddiye almadı. biraz bişeyler yapmaya çalıştığı zamanda üstünde hala orlanda forması olduğunu zannediyo, uzaktan içeri indirmeye çalıştığı paslarda dwayt howard halisülasyonları gördüğünü tahmin ediyorum. en önemlisi takım saha içinde kendini analiz edemiyor. nasıl oynadıklarında daha verimli olduklarını anlayıp o şekilde oynamaları lazım. ama yok böyle bişey tabi. ama bence kötü oynamamıza rağmen yine de kazanabilirdik. hakemlerin verdikleri ve vermedikleri kararlar olayı bitirdi. ersan'ında çenesine dirsek yedikten sonra baya bi oynayamamasıda kötü oldu. neyse şu türkiyede yapılacak dünya şampiyonasına katılalımda artık ondan başka bişi istemiyorum :)

Griffith dedi ki...

Eloğlunun NBA yıldızı tek başına maç kazandırır,bizimkisi topu alınca podyumdaki manken gibi süzülmekten sayı yapamaz.H*sktr ordan Hidayet.(OH nasıl rahatladım)