27 Nisan 2008 Pazar

odam

şu bir iki adımlık hareket alanı olan küçücük odada neler yaşıyorum be. bu odada aşık oldum mesela sana. bu eve ilk girdiğim zaman şöyle uzunca bakmıştım bu odaya. kim bilir neler yaşanıcak burda diye düşünmüştüm. ama hiç böyle şeyler gelmezdi aklıma. ilk bu odada geçtim kendimden. o demirlerin ardından dışarıya, çok uzaklara öyle bakacağım aklımın ucundan geçmezdi. ilk bu odada bu denli yaklaştım yok olmaya. ilk bu odada sevdim. bu oda ve içindekiler şahit herşeye. duvarlar. herşey. ilk bu odada duymuştum mesela sesini. sıcacık. ne olurdu ki hiç susmasan. hep duysam seni. ne olur ki gelsen. hiç gitmesen bi daha. senin odan nasıldır acaba. nasıl oturup bakarsın ordan. nasıl izlersin etrafı. perdeyi aralayıp, gözlerim demirlerin ardından uzaklarda seni ararken sen nasıl bakarsın, ne düşünürsün en uzak bulutların altında. neler yaşarsın orda. keşke anlatsan bana. yada bu odada olsan. bi dakika bile olsa baksam sana. tebessümünü görsem. hep hayal ettiğimiz o fotoğrafı çekinsek başlarımız yanyana. sarılarak uyusak biraz tek kişilik yatakta. hep hayalinin olduğu yerde dursan. görebilsem seni. gözyaşlarımın aktığı yerde olsa gözlerin, öpsem, gülsem sana. hep hissetsem tenini, hep dokunsan bana. hiç bırakmasan elimi. daha çok öpsem. hiç gitme, hep yanımda ol...

1 yorum:

banadair_berrin dedi ki...

odanın dili olsa konuşsa senden farklı şeyler anlatmazdı..bu kesın..
güzel mutlu gunlerde goreceksın o odada..

cızımlerın cok guzel olmus, ozellıkle en alt sagdakınde hayat var sankı, capcanlı..