7 Şubat 2010 Pazar

pastırma yazı

20-30 defa PASTIRMA YAZI dedikten sonra evet şimdi de hava durumunu sunması için bilmem ne bilmem ne'ye dönüyoruz diyor sabah haberlerini sunan spiker. -evet bilmem ne havalar nasıl? PASTIRMA YAZI varmış galiba? diye soruyor. -evet... diye cevap geliyor, PASTIRMA YAZI diyip duruyor hava durumunu sunan spiker. ben kelimeye uyuz oldukça daha da gür vurguluyor...PASTIRMA YAZI - PASTIRMA YAZI - PASTIRMA YAZI...sinirlerimi bozuyor bunu duymak. allahım nolur artık demesinler dedikçe yada sabrediyim birazdan biter dedikçe daha da çok vurguluyorlar, haber spikeri ve hava durumu spikeri PASTIRMA YAZI üzerine derin sohbetlere giriyorlar. her cümle başı ve sonunda PASTIRMA YAZI'nı haykırarak PASTIRMA YAZI'nın ne demek olduğunu, tarihini, dünyada başka hangi ülkelerde yaşandığını anlatıp duruyorlar.
çırpınıyorum, terliyorum. bunu duydukça yazın o dayanılmaz sıcaklarında pastırma yiyen insanlar canlanıyor kafamda. iğreniyorum. burnuma sıcak hava, ter ve pastırma kokuları gelmeye başlıyor. tenimde çemen bulaşmış hissi uyanıyor. sanırım televizyonun sesi kendi kendine yükseliyor. iki spikerde bağırarak sürekli PASTIRMA YAZI diyorlar. zar zor kumandayı alıyorum ve tutukluk yapan bu aleti sağa sola, o da olmadı kafama vurarak bi şekilde çalıştırıp kanalı değiştiriyorum. rahatlayacağımı sanıyorum ama geçtiğim kanalda yine haber var ve adamın biri bağırarak bugün istanbulda PASTIRMA YAZI yaşanacak diyor. vucudumda pastırmaların gezindiğini hissediyorum. hemen başka bir kanala geçiyorum. büyük puntolarla yazılmış haber başlığını görüyorum. PASTIRMA YAZI. muhabirin biri istanbulda PASTIRMA YAZI havasını fırsat bilen ve kendini sokaklara vurup piknik yapan insanlarla konuşuyor. evet ne diyorsunuz diyor. PASTIRMA YAZI havasını duyar duymaz kaptım mangalı aldım çoluk çocuğu çıktım dışarı diyor mangalını yelleyen adam. ve kamera mangala doğru yöneliyor. mangalın üstünde YAZ PASTIRMALARI pişiyor. kendimi kaybediyorum. vucudumdaki kaslar istemsizce kasılıyor. kendimi yerde çırpınırken buluyorum. gözüm bi anda tavanda asılı duran onlarca dilimlenmemiş pastırmaya kayıyor. ayağa kalkıp koşuyorum. tavandaki pastırmalar git gide alçalıyor ve koşarken onlara çarpmak zorunda kalıyorum. yüzüme gözüme çemenler bulaşıyor. gözüm yanıyor. gözlerimi kapatarak koşmaya başlıyorum. aklıma ramazan öncesi ana haber bültenlerine sıkça konu olan bu sene vatandaş ramazanda pastırma yiyemeyecek cümleleri geliyor. makinayla pastırma doğrayan şarküteri elemanları geliyor. bir dilimi bir lira diyen muzip ramazan ayı muhabiri geliyor. olaydan şikayet eden ve pastırmanın tadını unuttuğunu söyleyen vatandaş geliyor. şansal büyükağa ve erman toroğlunun maraton programında yaptığı pastırma sohbeti geliyor. yaşamak istemiyorum. artık dayanamıyorum. zar zor balkona çıkıp artık hayatıma son vermek üzere kendimi balkondan aşağıya bırakıyorum. iki kat aşağıdaki kayserili komşumuzun balkon iplerine astığı pastırmalara takılarak ölümün ötesinde dünyada ne ızdıraplar olduğunu yaşayarak hatırlıyorum.

7 yorum:

puck-robin dedi ki...

Pastırma yazı kelimesini duydukça aklıma pastırma yiyen bir insanın terinin kokusu geliyor :S

İnsan neler düşünüyor yareppim :D

Lulu dedi ki...

Stickman Production gururla sunar:
Korku,gerilim,aksiyon,dram,macera hepsi bu filmde!Üstelik bir blog kadar yakınınızda:D:D
Şaka bir yana Stickcim,hiç olmazsa pastırmanın çemensizi de var.Sen bana kokmayan bir kuzu eti gösterebilir misin?Bence o koku daha ızdırap verici:(Koyun,keçi v.b bütün canlılar familyası benden uzak olsunlar.Sana da Allah daha büyük dert vermesin canım:)

stickman dedi ki...

ah puck ah, ben bu dramı yaşarken arkaplana tamamen o koku hakimdi. düşman başına :D

masum kuzucukların etine niye laf ediyosun lulucum :p insandan çıkan pastırma kokusunun yanında bi kuzucuk eti gül bahçesi gibi kokar yauv :) hayvansal kokular arasında en sevdiğim hatta tek sevdiğim taze balık kokusudur benim. ara sıra balık haline gidip taze balık kokusu çektiğim zamanlar bile oldu hayatımda :)

Lulu dedi ki...

Stickcim iletişim bozukluğu olmuş:DBen diyorum ki çemensiz pastırma yerse insan kokmaz ama koyun sülalesinin kendi doğal kokusu yokedilemediği için ızdırap verici.Ayrıca ben kuzuları severim ve yemem:)O senin taze balıklarının halini bir de annem balık turşusu yapınca gör.Pastırma kokusu yanında parfüm gibi kalır:(Ama evet yine de en iyisi taze balık bir de hindi eti de kötü kokmuyor.Üff et muhabbeti beni acıktırdı hadi ben kaçıyorum canım börekle çay içiyim bari:)

stickman dedi ki...

peki kuzular çemenli pastırma yerlerse taze balıkların buna tepkisi ne olur lulucum :p bence çok kızarlar :p herhangi bi markette şarküteri reyonunda karşılaşmak dileğiyle. benim için de ye çay-börek. afiyet bal lokum olsun :)

Lulu dedi ki...

:D:D:D
İyi ki varsın Stickcim:)

ibrahim dedi ki...

Pastırma iyidir iyidir onun kokusu bile 100 lira neredeyse puck-robin :)

Ama bu pastırma yazı ifadeside ilginçtir hep içimde neden sucuk yazı değilde pastırma yazı