1 Eylül 2008 Pazartesi

bana gel GUSTAV, beri gel GUSTAV

boru değil iki milyona yakın kişi güvenli yerlere gitmeye çalışıyo. haberlerde gördüm, yolların derin darbe ve dünyalar savaşı filmlerindeki dev setlerden bi farkı yok. boşaltılan şehirlerde I'm legent filminden farksız. ne heycanlı lan. bense burda napıyorum. dolmuşa binip efes cup'a filan gidiyorum. kanalları zaplıyorum. gürültü yapan insanlara küfür ediyorum, genel olarak insanlığa küfür ediyorum filan.

bana gel GUSTAV, rüzgarı anlat bana, bana esmeyi anlat. bir sürü insani yaşam malzemesi filan toparlayım, zor koşullarda hayatta kalmak için gerekli herşeyi arabaya yükleyeyim ve uzaklaşayım. burdaki en kötü havalarda bile sadece rüzgardan pencereler uğulduyo, tv'ye sinyal gelmiyo filan. sığınak bile yok içine giremde kapağını kilitliyem. gel gustav, koskoca bi hortum yarat ve çek içine götür beni. kısacası; hortumla beni gustav... (şimdi kendi kendinize hortumla ilgili rencide edici espriler filan yapmayın. beyniniz burdaki hortuma başka anlamlar yüklüyosa ben ne edem size. çoktan uçmuşunuz demektir. gustav almış götürmüş ................. getirmiş)

Hiç yorum yok: