1 Mayıs 2008 Perşembe

insan - anlam - hayat

nasıl algılıyorum. biz. bazen sadece bir et ve kemik yığını insan. iğrenç varlık. kemiklerin etrafını saran et, o iç organlar. bir torbaya doldurulmuş sanki. açınca dökülecek. hareket edebilen, içi organlarla doldurulmuş bir poşet. et ve kemik parçaları. yaptığımız şeyler o kadar boş ve anlamsız ki. farkında bile değiliz. toprak altında çürüyüp yok olacak bedenimiz, biz. bu hayatı yaşanmaya değer kılan tek şey duygular. yaşamı anlamlı kılan tek şey o sıcaklık, o sevgi. bunu hissetmek, bunu yaşamak istemek, bunu yaşamaya çalışmak zayıflık ve acizlik değildir. güçsüzlük değildir. o sıcaklıkla anlam kazanır anlamsızlıklar. o sevgi kapatır boşlukları. bulmuşken özünü, yok etmek herşeyi neden. bunlardan uzak durmak... güçlü olmak bu değil. güçle ilgili, aşmışlığınızı sandığınızla ilgili atasözleri ve benzeri kendi cümlelerinizi kurmayın bana. bende var onlardan. zaten onlar çok bol etrafta. ruhunu bulmuşken, o özünü bulmuşken, bundan eminken, özünün o sıcaklığını yaşamak varken, hissetmişken bu sıcaklığı, bırakmak, kaçmak, yok olmak neden. anlamsız ve gereksiz korkular bunları heba etmemeli. yazık etmemeli. bu aşk, bu sıcaklık, bu sevgi, ikimiz, konuşmalarımız, yaşadıklarımız, biz...bütün bunlar, herşeyimiz; |gereksiz yere, asla olmayacak şeyler için duyulan korkular, önyargılar, kalıplar ve geçmiş| arasında sıkışarak kaybolup gitmemeli. bu şekilde olmamalı. korkmamalı. korkacak bişey yok. yazık. başka düşüncelerden, başka tepkilerden endişelenmemeli. onlar sinek vızıltısı bile olamaz. o sıcaklığın, o sevginin karşısında durabilecek hiç bişey yok, aşılamayacak bişey yok. yaşanmaya değer, hayatı anlamlı kılan tek şey, böyle elinin tersiyle itilmemeli. herşeyden eminken, bakmadan, görmeden, denemeden, kaçarak, susarak, duymayarak yazık edilmemeli.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

iste o öz oldugu icin degerlisin farklisin ya hayvandan :D....