3 Ağustos 2009 Pazartesi

susun ya.. yalvarırım susun

sessiz ve sakin bi yer öyle mi stickman? NAH sessiz! allahım? bana neden gıcıksın? ey hikmetinden sual edilmeyen (böyle mi deniyodu) ? çok bişey istediğimi sanmıyorum. sadece sessizlik ve sakinlik. ama olmuyor işte. olmuyor. OLMUYOR! OLMUYOR! ohh be sonunda sessiz, sakin bi yere kavuştum. en azından sabahları kendi kendime, hiç bi gürültü olmadan uyanabiliyorum hatta güneşi bile gördüm derken şimdi şu duruma bak. yoldan geçen kamyon, üç tekerli ve diğer araba seslerini mi ararsın, sadece kendi odamın camından bakınca gördüğüm 6 minareden günün muhtelif vakitleri ve gece yükselen (adeta çağlayan çağlayan, böyle yüksek bi desibel yok dünya üzerinde) ezan-sela ve benzeri şeylerin seslerini mi ararsın. karşıdaki inşaatta çalışan makinelerin ve inşaat işçilerinin bağırışmalarını mı ararsın. yan komşunun yeni bebeği olmuş. gece o piçin adeta bizim odadaymışcasına, türk filmlerindeki ağlayan bebek sesiyle birebir aynı gelen zırlama sesini mi ararsın. merdivenden swat kamyonundan seri bir şekilde inen herbiri en az 90 kiloluk swat ekibi üyeleri gibi inen apartman sakinlerini mi ararsın. ev halkının kulaklarımı tırmalayan konuşmalarını mı ararsın. sürekli çalıp duran telefon ve kapı sesini mi ararsın. OOOOFF OFFF. uyuyan insana saygı ya. lütfen. daha sessiz bir dünya için el ele. bu tür sosyal sorumluluk projelerine ihtiyacım var. sürekli sessizlik için bi dakika seslilik bile olur. yeter ki yapın bişeyler. hele o inşaatın köpeği yok mu o. o psikopat hayvan yok mu. ya bi hayvan nasıl hiç susmadan saatlerce havlayabilir, nasıl? yemin ederim onu öldürmeyi düşünüyorum. çok ciddi şekilde düşünüyorum bunu. bütün gece boyunca ya, hatta öğlen olup sıcak beynine vuruncaya kadar hiç susmadan havlıyo bu sapık köpek. valla sinirden ağlayacam artık.

gitmem lazım buralardan. çok uzaklara. böyle filmlerdeki göl kenarındaki sessiz evlere filan gitmem lazım. hatta şu I'm legend filmi gerçek olsun lütfen. bi tek ben kalayım hayatta. o yaratıklarda zamanla birbirlerini yiye yiye yok olurlar zaten. ohh sonunda sessiz bir şehir hatta sessiz bir dünya tamamen bana ait olur. sokakta çıplak bile gezebilirim. ohh yee beybi. vallaha bu böyle olmayacak. ömrümün sonuna kadar çekemeyecem ben bunu. şöyle çok sessiz ve sakin bi yerde, çok az insanın olduğu, hatta hiç olmasada olur, apartman olmayan topraklarda yaşamam lazım benim. apartmanı icad eden insanada lanet olsun. hatta yazıklar olsun. sanki dünyada yer yok. bi sürü yer var. şşşş, yavaş lütfen. sessizlik. evet. sakin. huzur.

10 yorum:

beenmaya dedi ki...

galiba ilk ve öncelikli olan içimizdeki sessizlik ve huzur. yoksa nereye gidersek gidelim değişen birşey olmuyor kendimizi taşıdıktan sonra :)))

::puck-robin:: dedi ki...

önce içsel huzur sessizliği bulmalısın :P
noise diye bir film var tam sana göre. adamın biri (tim robbins) yaşadığı şehrin çok gürültülü olduğunu fark ediyor ve bir nevi deliriyor. arabaların alarmlarına çöp kamyonlarına takıyor sopasıyla araçları paralıyor falan.
tavsiyem olsun :)

stickman dedi ki...

doğru söylüyosun beenmaya ama yani ne biliyim, içimdeki sessizlik ve huzur var gibi hissediyorum biraz çok emin olmasamda hissediyorum. belki de yalnış hissediyorumdur bilmiyom ki. ama içinde ne kadar sessizlik ve huzur olsada sabah böyle kafanın dibinde desibel rekoru kıran matkap çalışınca heeey ne de güzel ses çıkarıyor, pek de güzel bi matkap diyebilir miyim ki bilmiyorum :D

bulduğumu sanıyorum puck ama bak beenmaya da aynı şeyi söylemiş sende, demek ki ben bu konu üstünde biraz daha düşüneyim ve emin olayım. öncelikle tavsiye ettiğin filmi izlicem. not alıyorum, kesinlikle en kısa zamanda izlicem.

bossa nova dedi ki...

yok yok iç huzur falan değil o.. Migren migren:)bende var ordan biliyorum:) ishal, kabız?

::puck-robin:: dedi ki...

ben böyle içsel huzur falan diyorum ama karşı terasta ses yapıp köpeğimi deli eden 2 çocuğun kafasına pil attığımı da söylemeden geçemeyeceğim :D

stickman dedi ki...

migren böyle bişiymiymiş bossa nova demekki, sonunda bana da oldu he. lanet olsun bu dünyaya.

pauahuahuahauhaahuhauaa manyak bi insansın ya puck. geberdim :D :D :D duracell atmasaydın bari, sıradan pillere göre 10 kata kadar daha çok kafa yarar çünkü onlar :D

Lulu dedi ki...

Stickman,hayatımın erkeği,ruh ikizim benim.Ben de ne zamandır seks hayatlarını bahçelerinde gece yarısı rakı içerken konuşan mahalle komşularımı nasıl gebertirim diye düşünüyordum.Apartmanın önünde toplanıp top oynayan ve bisikletleriyle çığlık ata ata yarışan piçleri yoketme planım da cabası.Öyle iç huzur miç huzur hikaye,Sanırsın mahallede her gün korku filmi çevriliyor.Bu yaratıkların gecesi gündüzü de belli değil,gece onikide top mu oynanırmış lan?Kızıp bağırınca da kötü komşu oluyoruz.Ben senin gibi yalvarmıyorum da basıyorum kalayı susup kalıyor alayı...Bu arada kendini migren saçmalıklarıyla hiç kasma benim migrenim falan yok işte durumum ortada.Ama ses yüzünden delirmem yakındır.Sen de hiç olmazsa en yakınında olanları bir uyarmayı denesen belki biraz huzur bulabilirsin.Neyse ben kaçıyorum iyi uykular canım.

stickman dedi ki...

Lulu, şımarırım bak :p hehe.
senin komşular iyiymiş yine, seks hayatlarını sesli sesli konuşan komşu bulsam oturur gizli gizli dinlerim valla ben, hiç ses etmem :D tabi burda komşuların fiziki durumları önemli bi etken oluşturmalı. keşke apartmanın önünde sadece top oynayan ve bisiklete binen çocuklar olsa. basketbol topu kullanarak futbol oynayan tahminimce 100'er kiloluk 20'lik camışlar var. üstelik garaj kapısını kale olarak kullanıyolar ve garaj kapısına top çarptıkça klise çanının çıkardığı sesle dalga geçecek kadar büyüklükte bi ses çıkarıyo. böyle durumlarda ben gidipte, lütfen bu şekilde çirkin hareketler yapmayın sayın aynı mahallede yaşadığım insanlar diyemem. illaki çekip vurucam onları, yada taramalı tüfekle tarayacam hepsini. anca öyle rahatlarım.

ebvata dedi ki...

"merdivenden swat kamyonundan seri bir şekilde inen herbiri en az 90 kiloluk swat ekibi üyeleri gibi inen apartman sakinleri"
Budur yaa! Betimlemene sağlık :)))

stickman dedi ki...

afiyet olsun ebvata :)