20 Aralık 2007 Perşembe

Sen yarın ölecen!...

Bayram nası geldi ya, ben hiç ortamda bi bayram havası filan hissetmiyorum. Yapılan börekler, sarmalar filan dışında bi bayram belirtisi yok. Ha bi de annemin günlerdir yaptığı ve heryıl olduğu gibi günlerce yapmasına rağmen bayramın ilk günü de şöyle bi hafiften yaptığı temizlik var. Çocukluğumda, Konya Büyükşehir Belediyesi henüz kurban satış ve kesim alanları oluşturmamıştı. Bizim ev konyanın en büyük pazarına çok yakın olduğu için, kurban satan insanlar bütün kurbanlıkları bizim mahalle ve çevresine getirir, günlerce orda kalır, günlerce burda satarlardı kurbanlık hayvanları. Mahalle günlerce bok koksada zevkliydi o zamanlar. Ya da biz çocuk olduğumuz için bize öyle geliyordu. En azından bayramın geldiğini anlayabiliyoduk bu şekilde. Kurbanlarını satan insanlar bayram gelince çekip giderlerdi. Tabi mahallenin zemininde 5-10 cm lik bi bok tabakası kalırdı. Onu da mahalleli temizlerdi. Sabahtan akşama kadar tüm arkadaşlarla birlikte koyunlara, keçilere, danalara bakardık, incelerdik onları. Sahiplerine yüzlerce soru sorardık, bezdirirdik adamları. Kaçan küçükbaşları yakalamaya çalışırdık. Büyükbaşlardan acayip tırsardık. Babamın aldığı kurbanlığı bizim bodrumdaki odunluğa koyardık. Ben evin arka bahçesinden ot kesip götürür verirdim ona. İzlerdim bi süre, biraz tırsarak ve hayvanın yüzüne bakarak;
sen yarın ölecen... derdim.

Tabi yarın olunca heyecanla kesilme anını beklerdim. Gözümüzün önünde keserlerdi bütün mahallenin kurbalıklarını. O zaman anne babalar ne bilinçsizmiş. Küçücük çocuğun önünde kesilir mi kardeşim. Belkide ben o zamanların etkisiyle böyle oldum. Annemgil bana hayvanların kellelerini verip anneannemin evine götürmemi isterlerdi. Ben alırdım bi kelleyi bi elime, diğerini bi elime, boynuzlarından tutarak götürürdüm anneanneme. Yolda iki elinde iki kelleyle yürüyen bi çocuk düşünsenize :) Anneannem onları piknik tüpünün üstüne koyardı, bişiler yapardı. O bayram gününün sabahında kurban kesimi yüzünden bazı anlaşmazlıklar yaşayan yetişkinler arasında devamlı ufak tefek tartışmalar olurdu. Bu olaylar o güzel sabaha gergin bi hava katardı. Ama bütün işler bitip o etin tadına bakılınca herşey normale, sıcak bi ortama dönerdi.
Son 5-6 yıldır kendi kurbanımızın bile yüzünü göremiyorum. Bilmem nerde alınıyo, nerde kesiliyo, bi kaç poşet içinde eve geliyo. Bizim yan komşunun bahçesinde ortaklaşa alınmış büyükbaş bi dana var. Küçükbaş dana diye bişey yoktur zaten :) 5-6 yıldır gördüğüm tek kurbalık hayvan o. Her sene aynı danayı mı alıyolar ne, her yıl aynı hayvanı görür gibi oluyorum. Akşam çöpü atmak için dışarı çıktığımda kafasını çevirip bana baktı, bende ona baktım ve dedim ki;
sen yarın ölecen.

10 yorum:

banadair_berrin dedi ki...

yıne oyle bır anlattın kı sankı aynen yasadım ogunlerı..ben kurban bayramından hıc hoslanmam..malum nedenlerden..ve sana ınanamıyorum sen yarın ölecen demene..bense kucuklugumden berı hıc bır arıfe gecesı uyuyamam..sabah kesılecek hayvanları dusunerek..off bır garıp oldum..zaten karmakarısıktım..nerden geldım okudum :)))

hadı ıyı bayramlar ben bloguma döneyım burda kanlı kelleler var bakamıycam :))

^^w^^קรเк๏קคt^^w^^ dedi ki...

İуi вαуяαмℓαя stickman :)))
küçüklüğümden beri biyoloji meraklısı bi insan olarak kurban bayramları bana son derece malzeme olurdu ehuheh
ne kadar kestiysek hepsini belgesel izler gibi izlemişimdir ama dediğin gibi son zamanlarda milet işi profesyonelliğe döktü bizim seyirde sona erdi .
heyy gidi eski bayramlar :P
af buyrun hayvaların bağırsaklarını kaçırır boylarını ölçer ip neyim atlamaya çalışırdık bir zamanlar
psikoluğum şimdilerde olan bişey değil zaten benim çocukluğuma neyim inmek gerenk :D

şeker dedi ki...

iyi bayramlar!!!
cidden artık bayramlık koyun dana vb. şeyleri görmez olduk... şahsen ben en son gördüğümde küçücük bi şeydim... bizim evin bahçesine getirmişlerdi koyunu... bi kaç gün bahçede kaldı zavallı. tabi ben küçük olduğum için tırsıyordum ve uzaktan seviyordum hayvanı :) sonra kesileceği gün geldi çattı beni hüzün sardı:) kasap geldi, tam kesecek ben ağlaya ağlaya içeri kaçmıştım :) ne günlerdi bea :D

voLkan | yeniden bağımsız dedi ki...

kurban bayramını hiç sevmem ailevi durumlardan dolayı kendi kurbanımızı biz keser biçerdik : )

benim dedem çobandı, onun babasıdan onun babasıda çobandı. benim babama mesleğini sorduğunuzda çobanım diye cevap veren birisidir bugün bana mesleğimi sorsanız bende çobanım diyebiliyorum dolayısıyla bu kurbanlıklar bizde bol bol vardır ve anne, baba, amcalar yengeler, dede, babaanne falan filan derken belirli maddiyata kavuşmuş herkes kurban keser ama kesme işlemi nedense hep bize kalırdı acayip kan döken cani bir aileden gelirim.

amcamın oğlu dua okur keser, bir diğeri, kurbanı şişirir, ben postunu yüzer, bir başka amca oğlu iç organları çıkartır falan kurbanını ilk günü her daim eziyet olmuştur bize acayip çalıştığımdan dolayı nefret ederdim akşamın kör karanlığında ampül ışığında bile çalıştırırlırdık resmen düzenin kölesi olmuştum ama ne oldu kaza rıza bir üniversite (ne üniversite ama van yüzüncü yıl üniversitesi) tutturunca kurban kesimleri işleminden muaf tutuldum : ) bayramın ilk günü yolda geçirirdim sırf kurban kesilme seramonisine katılmamak için : ) ama bu sene bayrama gidemedim bazı nedenlerden ve eve geldiğimde birde ne göreyim bizim komşularımız bize kurban eti vermişler : ) acayip sevindim zor günümde bir sürü etle karşılaştım eve girince. öğrenci hali iki erkek yemek işinden fazla anlamayız dışarıda takılırız ve bir sürü etimiz oldu büyük ihtimalle köpeklerimiz beslenecek o etlerle birde biz mangal yapıp tüketeceğiz işte sırf bundan dolayı kurban bayramını sevebiliyorum artık.

Fabrikadaki hayalet dedi ki...

eskiden , yani hatırladığım en eskiden; kurban kesiminin halka açık alanlarda, sokaklarda, ağaç diplerinde, yol kenarlarında yapıldığı vakitlerde daha bir farkındaydım bu bayramın..

Sabah uyanır, perdeyi aralar, binanın altındaki geniş toprak arazideki kesimleri izlerdim.. Site sakinleri kurbanlıklarını ve eğer kendi kesemiyorsa bir imam ya da kasapla gelirler, hayvanı kesip, yüzüp, parçalayıp iç organlarını etrafa saçar giderlerdi.. Kapıcı toplayana, temizleyene kadar da onlar öylece orda dururlardı..Etrafta kesif bi kan kokusu kalırdı..

Hele çok iyi hatırlarım.. Yine bayramlardan biri sonbaharın başlangıcına denk gelmişti.. Hava kapalı, bulutlardan dolayı karanlık ve iç bunaltıcıydı.. Etraf kan kokusu ve yanık et kokusu ile doluydu :| Korku filimi gibiydi..

İyi ki artık kurban kesim alanları var..

Gerçi sabah sabah arka bahçesinde keçi kesen bi adama rastladım sabah ekmek almaya giderken.. Moralim bozuldu.. Olsun..

Herkesin kurbanı kabul olsun..
İyi bayramlar stickman..
O sarmalardan bende de var :D

stickman dedi ki...

herkesin kurban bayramıyla ilgili unutamadığı ve ilginç anıları varmış ya :)
hepinize iyi bayramlar :)

* a Y Ş e * dedi ki...

"Tabi yarın olunca heyecanla kesilme anını beklerdim."
:S bende 1 gün izlemiştim zaten o son oldu kırmızı et yemez oldum !!!

mutlu bayramlar:)

Pınar Altuntaş dedi ki...

Çöp adam değilde çöp kelleler bayağı bir karizmatik görünüyorlar he :D :D :D

jade dedi ki...

Ben her kurban oturur seyrederdim. Evet ama cani falan olmadım. Çok hayvanperestim.

Ama içimde uktedir bi anneannmelerde kesemedim kurbanı. Yani konyada. Çünkü her yıl bütün aile toplanır kurban keser bi bizim aile (anadolunun bilmem neresinde oldugumuz için)olmazdı. Memur çocuguyuz işte.

Ahh ahhh...böyle işte

stickman dedi ki...

inş. bi gün o da kısmet olur be jade :)