25 Ocak 2008 Cuma

her yer sen, her an sen

Aniden açılan odanın kapısından içeri o girecek sanki. Yemek yemeye çalışırken boğazıma dizilen lokmaları daha kolay yutmam için bi bardak su doldurcak, elleriyle uzatcak bana. Zil çaldığında kapının arkasındaki o olcak sadece. Ben hiç açmadığım bi hızla açıcam kapıyı. Kanepede içim geçmiş, uyuyakalmışım. Üşümeyim diye bişeyler örtcek üstüme. Yolda yürürken ilerki köşeyi dönünce karşıma çıkıcak, orda beni bekliyo olcak. Tramvayda yanımdaki boş koltuğa oturcak. Sanki yanımda uyuyo şu an ve ben onu izliyorum. Yastığa yayılmış saçlarını düzeltiyorum, kokusunu içime çekiyorum. Sanki bütün şarkı sözleri bizi anlatıyo. Bizi takip edip incelemişler ve bizim için yazılmışlar. O şarkıların içinden çıkarıp yanıma çekmek istiyorum seni. Göremediğim gözlerine bakıyorum saatlerce. Kalp atışlarım hızlanıyo bu anlarda. Sık sık böyle hızlı kalp atışlarıyla uyanıyorum, günlerdir süren uykusuzluğuma rağmen. Sanki bi kaç saniye önce yanımdan kalkıp hızla gitmişin gibi bi hava var odanın içinde. Gidişinin o sert rüzgarı tokatlıyo yüzümü. Arkandan koşup yetişmek istiyorum sana. Ama vucudum buna izin vermiyo, kilitlenmiş sanki, felç olmuşum sanki. Hareket edemiyorum, sesim çıkmıyo. Sanki üstümdeki yorgan 10 ton ağırlığında. Üstümden çekip atamıyorum bu kadar ağırlığı. Olmayışının, olmadan gidişinin altında eziliyorum çaresizce... umudumu kaybetmeden, sessizce...

3 yorum:

banadair_berrin dedi ki...

seni böyle duygusal bir yazıda okumak hoş oldu.aslında komik olan insanların içlerinde hep derin bir yalnızlık ve duygusallık olduğunu düşünürüm. umarım giden geri gelir ve bu ağırlıktan kurtulursun.

Pınar Altuntaş dedi ki...

kendine gel üleynnn !!!
:))
Yada aynen böyle devam et... ;)

ANNA dedi ki...

uyan ve kendine gel lütfen.. en kısa zamanda kendini tedavi etmen dileğimle...