2 Ekim 2007 Salı

Hiç unutmam...

Benim kafamda böyle yıllar önce yaşadığım ama bir türlü unutamadığım bir sürü olay var. Bunlar sık sık böyle kısa film gibi beynimin içinde dönüyo, hoşuma gidiyor izlemesi. Bazende hiçbir değişikliğe uğramadan rüyalarıma giriyor. FlashBack mi deniyodu buna, öyle bişey deniyodu sanırım. Bunların bazıları çok üzücü şeyler, onları hiç görmek istemiyorum.

Maç olayı...
Kaç yaşımda olduğumu hatılamıyorum. Çok küçüktüm, yaşımı hatırlayamayacak kadar küçük. Babam maça götürmüştü beni, Konyasporun maçına. İlk defa bir maça gidiyordum. Rakip kimdi bilmiyorum. Babamın omzuna oturmuş maçı izlerken, bir anda yükseldim. Herkes ayağa kalkmıştı. Babam dahil çevremdeki herkes GOOOOL diye bağırıyordu. Feci tırsmıştım. Bir anda ayağa kalkan onca insanı ve o sesi hiç unutmam, sürekli de aklıma gelir nedense.

Tebeşir veren kız...
Annemin ve Teyzemin, öğretmen bir arkadaşı vardı. İsmi Yıldız'dı. Yıldız öğretmenim derdim ben ona. Ben böyle yazmaya çizmeye meraklı bir çocuk olduğum için sürekli tebeşir isterdim ondan. Bir gün çalıştığı okulun önünden geçerken annemgille birlikte, onu okulun bahçesinde görmüştük. Annemgil konuşurken Yıldız öğretmenimde daha ben istemeden bahçedeki öğrencilerden birine bana tebeşir getirmesini söylemişti. Ben sabısızlıkla bekliyordum. O siyah önlüklü kız koşarak geldi ve tebeşirleri bana verdi. Renkli renkli bir sürü tebeşir. Pek sevindirik olmuştum. O siyah önlüklü kızın bana doğru elinde tebeşirlerle koştuğu anı, hiç unutmam.

Hiç yorum yok: